Ana Sayfa Blog Sayfa 2

İstiklal Marşı Hangi Savaştan Sonra Kabul Edilmiştir

İstiklal marşı hangi savaştan sonra kabul edilmiştir 1921 yılında, Şanlı Bayrağın ve Kahraman olan Türk Milleti’nin simgesi olan milli bir marş yazılmasıyla olmuştur. Millî Eğitim Bakanlığı bir yarışma olacağı ve para ödülüne tabi tutulacağı söylenilmiştir. Ülke pek çok yerde şair, duygu ve heyecan mısraları ile katılmıştır.  Mehmet Akif Ersoy’un bu yarışmaya katılmadığı söylenilmiştir.  Niçin yazmak istemediği sorulduğunda ise Milli marşın para ile yazılmadığı cevabını vermiştir. Arkadaşlarının istekleri ile daha sonra kazanılırsa ödül verilmemesi şartının ve yarışmaya katılanların herkesin beğenisi içine giren İstiklal Marşı’nı yazdı. Türk Milleti’nin zaferinin, yüceliğinin ve bayrağın kutsallığının en güzel duyguları ile anlatılan İstiklal Marşı, yarışmaya da katılan 725 tane şiir arasından da seçilmiştir.  Daha sonra   Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver ile Büyük Millet Meclisi’nde dile getirilmiştir. Bütün milletvekilleri büyük bir heyecan ile beklemekte ve iki defa ayakta dinlenen İstiklal Marşı, 21 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Milli Marş seçilerek ün kazanmıştır. Ünlü bestecilerimizden Osman Zeki Güngör ile isteğe bağlı olarak bestelenmiştir. Götürüp arkadaşlarıma anlattım ve beğendiler. Daha sonra bu müziği milli marş olarak sunmaya karar vermişlerdir. Mehmet Âkif Ersoyun, İstiklal Marşı’nı Türk Milleti’nin eseri olarak kabul edildiği için Safahat’a konulmamıştır ayrıca Kahraman Ordumuza da hediye edilmiştir.

 

İstiklal marşı kabulü

 

Birinci İnönü Muharebesinden sonra kabul edilmiştir. 6 Ocak 1921 yılında her iki yandan taarruza geçmiş olan Yunan güçlerine karşı yapılan bir savaştır. Yunanlılar, Bursa ve Uşak bölgelerinde Eskişehir ve Afyon bölgelerine doğru 6 Ocak 1921’de ileri sözü ile savaşa başlamışlardır. Daha sonra Yunan üç yerden ileri ile İnönü bölgesinde buluşmuşlardır. Yunanlıların, 3 günlük yürüyüşünden sonra 9 Ocak gününde İnönü yönüne ve önünde bulunmuşlardır. Daha sonraları savaş 10 Ocak günü sabah saat 6.30’da Yunanlıların saldırıya geçmesi ile başlamıştır.  Saldırı sonrasında düşman savaşa 10 Ocak 1921’de kazanmıştır. Savaşın İnönün önünden başlaması tesadüf olmamıştır. İnönün savaşlarının zamanının Yunanlılar, ama taarruzun alanının Türkler tarafından seçilmiştir. İstiklal marşı hangi savaştan sonra kabul edilmiştir Türk ordusuna göre yapılan planda Bursa ve Kocaeli taraflarından gelen    düşmanlar taarruzun İnönü yönünde karşılaşılacağı söylenilmiştir.11 Ocak 1921 gününe kadarda fazla kayıp verilmiştir. Düşmanlar yenik düşürülmüş ve daha fazla ilerlemeleri için izin verilmeyen ve tekrar geri geldikleri yerlere yani Bursa geri dönmek zorunda kalmışlardır.

Savaştan sonra ne olduğunun

Daha güçlü olan sevk ve idare ile düşmanı ve daha çok kuvvetlerine karşı gelerek zayıf olan ordu yenilgiye uğratılmıştır.  Düşmanlar ve orduları 3 günde yenilmiş ve çekilmek zorunda bırakılmışlardır. İstiklal Marşının Kabulü de I. İnönü savaşından sonra yapılmıştır. Yaşananlardan sonra Yunanistan da olan seçimlerden sonra hükümet kurulmuştur.  İtilaf devletlerinin güvenini kazanılıp Anadolu da askeri bir başarı elde edilmiştir. Yunanistan kralı Konstantin de Yunan meclisi açıldığında yapılan konuşma ile savaşa devam edeceklerinin ve vazgeçmeyeceklerinin sözü geçmiştir.  İstiklal marşı hangi savaştan sonra kabul edilmiştir Yunan hükümetinin savaş yapmada zorlanıyorlardı. Batı Anadolu’daki Türk kuvvetleri 1920 yılından sonra gerçekleştirmiştir. Çerkez Ethem’in başlamış olan ayaklanmaları ile çalışmalar yapıldığından böyle durumlarda Yunan Hükümetine ve Yunan kuvvetlerine de siyasi zorlamalar için birçok askeri ortamlar sağlanmıştır. Gerçekte Türk kuvvetlerinin önemli bir bölümünde de Çerkez Ethem’in kuvvetlerinin ve mücadele ederken cephe hattında büyük ölçüde de kapatma güçlerine yer verilmiştir.

İstiklal Marşı Bestecisi

İstiklal marşı bestecisi Osman zeki Güngör ve Edgar manastır.   Bu marşın ilk bestecisi Ali Rıfat Çağatay, ikinci bestecisi Osman Zeki Güngör’dür. Ama asıl bestecisi olarak Osman Zeki Üngör olarak bilinmektedir.  Bu kişi 1880 yıllarında İstanbul da Üsküdar ilçesinde doğmuştur.  Babasının adı Hüseyin’dir. Babası Hüseyin Bey’dir. Beşiktaş’ta Askeri Rüştiye de askeri eğitimden sonra 1891’de Osmanlı saray bandosunun Mızıkayı Hümayuna okuluna gidip müzik öğrenimini tamamlamıştı. Orkestra eğitiminde başarılı olduğu için II. Abdülhamit’in dikkatini çekmiş ve konser kemancı adıyla yetiştirilmiştir. Kemancı Vondra Bey’den de kemanı, Aranda Paşa’dan müzik zarafeti ve dersleri almaya hak kazanmıştır. Edgar Manas Bestekarda, maestronun ve musiki hocasının lakabıyla hayata devam etmiştir.

Osman Zeki Güngör’ün kim olduğu?

Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Marşından biri olan İstiklal Marşının bestecisi olarak bilinmektedir.  1908’de binbaşı rütbesiyle Saray Orkestrasının şefi olmuştur. Askeri marşların ve fantezi parçalarının çalındığı saray mızıkasından Avrupa standartlarına kadar senfoni orkestrasında yer almaktadır. Bunda da oldukça emeği çok büyüktür. İstanbul’da bir Erkek Lisesi’nde müzik öğretmenliği görevine atanmıştır. Birinci Dünya Savaşı sıralarında 1917-1918 yıllarında Viyin, Budapeşte ve Sofya’da Kızılhaç’ın faydasına konserler düzenlenmiştir. Türk Senfoni Orkestrası ile saray dışında da Union Française de halk konserlerine yer vermiştir. 11 Mart 1924’te orkestrasıyla Ankara’ya gittikten sonra Yeni Sinema’ da senfonili konser vermiştir. Bu şehirlerde verdiği ilk konserlerdi. Daha sonrada orkestra Risalet-i Cumhur Musiki Heyetinde adını alarak Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak çalışmıştır. Cumhurbaşkanlığı Senfonisinin Orkestrasında şef ve Şair Mehmet Akif Ersoy ‘un sözlerinin yazıldığı Türk İstiklal Marşı’nın 1922 senesinde de bestelenip şimdiki hali ile bizlerle birliktedir. İstiklal marşı bestecisi en ünlü bestecilerin keman konçertolarının Türkiye’de çalanların Türk kemancısıdır. Aynı zamanda da Besteci Ekrem Zeki Ün’ün babasıdır. Soyadı Kanunu çıktığında Üngör soyadı verilmiştir.  Oğlu Ekrem Zeki Bey Ün soyadı takılmıştır.  27 Nisan 1924’de Ankara bölgesine yerleşmiştir. Ankara’da kurulan Musiki Muallim Mektebinde 1924-1934 senelerin de müdür olmuştur. Günümüzde olan konservatuar binasının ve konser salonununum kurucusudur. Musiki Muallim Mektebinin konservatuvarını oluşturmuştur.  Sanat yeteneğine sahip olanların Avrupa müzik öğreniminde tamamlamaları için kanunun çıkmasında yardımcı olmuştur.  1934 yılında kendiliğinden emekliliğe ayrılmıştır. Orkestra şefi olarak da onun yerini Ahmet Adnan Saygun, Musiki Muallim Mektebi müdürü yerine de Salahaddin Bey atanmıştır. Daha sonra emekliliğinde İstanbul’a dönmüştür. Oğlu Ekrem Zeki’yi de hem kemancı ve hem de müzik öğretmeni olarak yetiştirmiştir. 28 Şubat 1958 tarihinde de İstanbul’da ölmüştür. Askeri bandocular mezarın başında İstiklal Marşı söylemişlerdir. Mehmet Akif Ersoy’dan sonra mezarında İstiklal Marşı söylenen ikinci insandır.

 

Edgar Manas’ın kim olduğu?

Bestekar, maestro ve musiki hocasıdır ve hayata bu şekilde devam etmiştir. Aleksi Manas’ın oğlu olduğu söylenilmiştir. Babasın öldükten sonra 13 yaşında İtalya’ya gidip, beş sene Venedik’teki Murad-Rapayelyan Kolejinde ders gören ve Edgar Manas Padova Konservatuvarı’nın kontrpuan ve füg bölümlerinden mezun olmuştur. Maestro adında unvanda almıştır. 1905’te İstanbul’a dönen Edgar Manas, Union Française’in yeni kurulan Gallia korosuna yönetmen olarak atanmıştır. İstiklal marşı bestecisi 1912-1921 yılları arasında, Darü’I-Elhan’da armoni, kontrpuan ve piyano hocalığı görevi de yapmıştır. 1923-1933 yıllarında da Belediye Konservatuarı’nda armoni ve kompozisyon dersleri de işlenmiştir. Konservatuvarın kadınlar korosunda ve orkestrasında yönetmenliği yapan Edgar Manas 1937’de, Patrikhane Meryem Ana Kilisesi’nin Koğtan Korosunda ve yönetmen olan 20 yıl bu görevi yapmıştır. 1954’te Atlas Sinemasında da musiki hayatının 60’ıncı yıldönümü kutlamıştır.

İstiklal Marşına Nasıl Saygı Göstermeliyiz?

Türkiye’nin %95’lik kısmının Müslüman olduğu ve İslam dinine inanarak, yaşamlarını buna göre biçimlendirdikleri bilinmektedir. Ancak inanç ve ifade özgürlüğünün olması ile birlikte geri kalan kısım farklı dine inanabilmekte ya da bir dine inanmadıklarını kolay şekilde getirebilmektedir. Özellikle Anadolu kesimlerinde İslam’ın yaygın olması ile birlikte günde 5 vakit ezan seslerini duymaktayız. Ezan okunurken ezana ve Allah’a saygı göstermemiz gerekmekte ve ezan sırasında konuşmadan, farklı işle meşgul olmadan ve yatmadan ezanı dinlememiz gerekmektedir. Ezan ile anlatılanları gerçek anlamda hissetmemiz ve Allah’a yönelmemiz için gerekli olan bu davranışların, genel olarak çoğu da İstiklal Marşı sırasında yapılması gerekmektedir. Yaşları küçük olan ve dini ya da milli duyguları anlamaya kapasiteleri yetmeyen çocuklar için oldukça önemli olan istiklal marşına nasıl saygı göstermeliyiz sorusu, aynı zamanda marşın okunuşu sırasında, daha doğru tavırlar sergilemek isteyen yetişkin bireyler içinde oldukça önemli bir konudur. Öncelikle okul ya da farklı alanlarda istiklal marşı okunması sırasında, diğer kişiler ile konuşmaması gerekir. Su içmek ya da yiyeceklerinde tüketilmemesi, İstiklal Marşı’na olan saygının bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. 29 Ekim, 23 Nisan ya da 19 Mayıs gibi milli bayram geçitlerinde de okunan istiklal marşında, devlet büyüklerinin yer altığı onur protokollerinde, oturan bireylerin ayağa kalktığı görülmektedir. Aynı durumda istiklal marşı okunan ancak yolda araç ya da yaya olarak ilerleyen kişilerinde 1 dakika gibi kısa süre içerisinde ve acil işi yoksa saygıdan durması gerekmektedir.

İstiklal Marşı Okunurken Neden Saygı Duruşunda Bulunuruz?

İlkokul ya da lise gibi genel olarak küçük yaş ortalamasına sahip olan çocukların yer aldığı ortamlarda da okunan istiklal marşında, bazı istenmeyen durumlar ile karşılaşılmaktadır. İstiklal marşı okumak istemeyen ve bunun için türlü yollara başvuran çocuklar, öğretmenleri ve aklı başında olan bireyleri tarafından uyarılmaktadır. Çocukların dışında işlerini acil olarak gören ve milli ruhun tam olarak oturmamış olduğu bazı yetişkinler tarafınca da istiklal marşına yeterince değer verilmediği görülmektedir. Başka işler ile ilgilenmemek, konuşmamak, farklı yere bakmamak ve hareket etmeden saygı duruşunda bulunmak gibi eylemlerin yapılması gerektiği ulusal marşımız için istiklal marşı okunurken neden saygı duruşunda bulunuruz soruları sıkça sorulmaktadır. İlkokul öğrencilerine de sınavlarda daha bilinçli olmaları ve milli duyguların aşılanabilmesi adına da sıkça sorulan sorular için en kısa ve net cevap ile eski ve yakın tarihimizde savaşan ve ülkemiz için canlarını veren şehitlerimize minnetimi belirtmek için yanıtı verilmektedir. Bunun dışında ülkemizin kuruluşunda ortaya koyan emeklerin anlaşılması ve diğer ülkelere ülkemize duyulan saygının en net açıklanabilmesi için saygı duruşunda bulunmamız oldukça önemli olmaktadır. İstiklal marşımız kadar önemli olan ve ülkemizim bağımsızlığının en temel sembolü olan bayrağımıza da saygı göstermemiz gerekmektedir.

Bayrağa Saygımızı Nasıl Gösteririz?

Her ülkenin kendine özgü tasarım ve renklerinden oluşan bayrakları bulunmaktadır. Bayrağa olan minnet duygularını farklı şekillerde gösteren ülkeler arasında yer alan ülkemiz, diğer ülkelere oranla bayrağına daha fazla saygı göstermektedir. Özellikle renginin şehit kanı olan kırmızdan oluşması ve dini inanışı sembolize eden hilal ve gökteki yıldızın birleşimi olması sebebi ile dikkat ederek, saygı göstermemiz gereken bayrağımız için bayrağa saygımızı nasıl gösteririz konularının öğrenilmesi tavsiye edilmektedir. Öncelikle Türk bayrağının yerde olmamasına özen gösterilmesi gerekir. Şehit kanlarının yerde kalmaması için gerekli olan bu davranışın dışında, resmi törenlerde bayrağa bakılması ve başka bir yöne bakılmaması da doğru saygı gösterme biçimlerindendir.

İstiklal Marşı Niçin Yazılmıştır?

Doğudan batıya ve kuzeyden güneye ülkemizin tüm şehir ya da bölgelerinde ağızlardan düşmeden söylenen istiklal marşı, daha çok resmi törenlerde ve eğitim kurumlarında okunmaktadır. Atatürk’ü anma törenlerinde, milli bayramlarda, marşın kabul edilişinin yıldönümünde ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış törenleri gibi çeşitli zamanlarda milyonlarca kişi tarafından söylenen milli marşımız, çoğu kişi tarafından kaç kıtadan oluştuğu ve sözleri hakkında bilinmiş olsa da, ne amaçla ya da neden yazıldığı tam olarak bilinmektedir. Resmi olarak varlığını sürdüren bir ülkenin en temel sembollerinden birisi bayraktır. Ülkelerin bayrağından sonra sembolü olan konulardan birisi de milli marşlarıdır. Anlamı ve sözleri ile birlikte tüm bireyleri gururlandırmakta olan istiklal marşı niçin yazılmıştır sorusu ise sembol amaçlı olarak cevaplanabilmektedir. Ancak ülkemizin sembolü olmasının yanı sıra istiklal marşının yazılışının asıl nedenlerinden birisi, askerlerin morallerini düzeltmek içindir.

Kurtuluş Savaşı Ve İstiklal Marşı İlişkisi

Tarihimizin en önemli savaşlarından ve zaferlerinden birisi olan Kurtuluş Savaşı’nda, Türk ordusu kadar, Türk halkıda büyük uğraşlar vermiş ve büyük zorluklar sonucunda zaferlere ulaşılmıştır. Kurtuluş Savaşı’nda ülkemizin büyük bir bölümünün işgal altında olduğu dönemlerde, işgalci kuvvetler başta milletvekilleri olmak üzere, çok sayıda vatandaşları gözaltına almış ve askerlerimiz ile vatandaşların moralleri iyice bozulmuştur. Tüm ümitler tükenmişken Mustafa Kemal Atatürk ve değerli silah arkadaşlarının devreye girmesi sonucunda, günümüzde çocuk bayramı olarak da ilan edilmiş olan 23 Nisan 1920 yılında TBMM kurularak, Kurtuluş Savaşı’nın temelleri atılmıştır. Ancak o dönemlerde bir savaştan çıkıp, yeni savaşın eşiğine gelen ülkemiz, başta askeri alanlarda olmak üzere, gıda ve malzeme ihtiyaçlarından dolayı iyice güçsüz duruma gelmiş ve moraller iyice bozulmuştu. Meclisin kurulmasının ardından ülkedeki çeşitli bölgeleri ziyaret eden milletvekilleri, askerleri ve sorunları dinlemiş, ancak bunun sonucunda iyice imkânsızlıklar içinde savaşıldığı ve morallerin en dipte olduğu kanaatine varmışlardır. Tamda bu nedenlerden dolayı yazılmış olan istiklal marşı yeni temelleri atılacak olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin milli mücadelesini ayağa kaldırmak, askerlerin morallerini düzeltmek ve halkın bu yönde karamsarlığa kapılmaması için yazılmıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında yazılması planlanan marşın, Türkiye’deki ünlü şairlerin ve sıradan vatandaşların katılması sonucunda özel yarışma yapılarak, en beğenilen şiirin ortak olarak kabul edilmesi bilinmektedir.

İstiklal Marşı Kime Hitap Edilmiş?

Ünlü şair Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılmış ve 93 yıldan beri ülkemizin tek ulusal milli marşı olarak kabul edilmiş olan istiklal marşı kime hitap edilmiş gibi sorular ile maruz kalmaktadır. Öncelikle büyük bir zorluklar altında yazılmış olan istiklal marşı, bir kişi ya da varlığa hitap edilmemiştir. Ülkemizin kuruluşu sırası ve öncesinde askerlere ve halka hitap edilerek yazılmış olan istiklal marşı, bunun dışında tek ülke olmaktan ve dini duygularımızın yoğunlaşması için yazılmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde alınan karar doğrultusunda yazdırılması belirlenmiş olan İstiklal marşı, özel tören ile birlikte kabul edilmiştir. Ancak halk açık olarak düzenlenen tören öncesinde ünlü şair ya da sıradan vatandaşların katılabilmesi için gazeteler aracılığı ile duyurular yapılmıştır. Yüzlerce kişinin katıldığı organizasyona, marşın sahibi olan Mehmet Akif Ersoy, ucunda para ödülü olduğu için katılmak istememiştir. Ancak büyük ısrarlara ve para ödülünün kaldırılmasına dayanamayan ünlü şair, yüz yıllar sonra bile tek bir ağızdan söylenecek, milli duyguların daha yoğun olmasını sağlayacak olan büyük marşın yazılmasında büyük rol oynamıştır. Tek bir insana ya da kişilere hitap edilmeyen İstiklal Marşı, savaşlarda çekilen zorlu sürece, Türk askerinin zaferlerine ve dini değerlere vurgu yapılarak, ortaya çıkarılmıştır.

İstiklal Marşı Neden Korkma Diye Başlar?

İç ve dış güçlerdeki düşmanlardan korkmamız ve ülkemizin geleceği için gerekirse canla mücadele vermemizi vurgulayan İstiklal Marşı, Mehmet Akif Ersoy tarafından büyük bir mucize gibi görülse de bir gecede yazılmış bir ulusal marştır. Her kelimesinde, her kıtasında ve her mısrada ayrı bir önemi vurgulayan istiklal marşı, özellikle korkma diye başlaması ile tüm herkesin duygularını ciddi anlamda harekete geçirmektedir. Korkma diye başlayan milli marşımız, ülkemizin çoğu insanı tarafında 10 kıtasının tamamı ezbere bilinmiş olmasa da, en azından törenlerde ve etkinliklerde okunan ilk iki kıtası ezbere bilinmektedir. Çoğu kişi tarafından okunan marş için bazı bilinmeyen önemli ve hayret verici bazı içerikler, halen tam olarak aydınlatılamamıştır. Son dönemlerde sıkça dile getirilen istiklal marşı neden korkma diye başlar sorusu ise etkileyici cevapları barındırmaktadır. Uzman tarihçiler tarafınca özel bir konferanslarda dile getirilen Korkma kelimesinin hikâyesi ise genel olarak İslam inanışına dayanmaktadır. Çoğunluğunun Müslüman olan ülkemizde, istiklal marşının yazılması sırasında da Müslüman topluluğu çoğunluktadır. İnanışların İslam inancına göre yaşanmasına özen gösterilmesi, milli marşımıza da yansımış ve Mehmet Akif Ersoy, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (SAV)’in Mekke’den Medine’ye Hicret sırasındaki Hz. Ebubekir’e söylediği sözleri dikkate alarak marşın yazımına başlamıştır. Peygamberimizin, ‘’Korkma Ebubekir. Allah Bizimledir!‘’ sözlerinden esinlenerek, marşımızı yazmaya başladığı tarihçiler tarafınca açıklanan Mehmet Akif Ersoy’un, aynı zamanda askerlerimizi ve vatandaşlarımızı daha cesur olmaya yöneltmesi için Korkma diyerek, yazıya başladığı ifade edilmektedir.

İstiklal Marşının Özellikleri Nelerdir?

Her kelimesinin anlamlı ve özendirici olduğu bilinen İstiklal Marşı’mızın, aynı zamanda farklı özellikleri bulunmaktadır. Uzun yıllardan beridir detaylı şekilde araştırmalar yapan tarihçiler, istiklal marşının özellikleri nelerdir sorusuna da yanıtları vermektedir. Daha çok Türklüğü, vatanı, milleti ve devleti öven sözlerin yer almış olduğu marşımızda, aynı zamanda Allah’ı, ezanı, İslam’ı ve dine olan bağlılığı dile getiren içeriklerde yer almaktadır. Yapılan incelemeler sonucunda ise eski Türk devleti ve dünyanın en güçlü devletlerinden birisi olan Osmanlının kuruluş tarihleri de yer almaktadır. İstiklal Marşı 571 hece ve 1453 harften oluşmaktadır. Ancak bu bilgi bazı kişiler tarafınca sıradan karşılanmış olsa da, çoğu kişi tarafınca hayretle karşılanmaktadır. Bunun nedeni ise 571 sayısı Haz. Peygamberimizin doğum yılı olan 20 Nisan 571 yılını temsil etmektedir. 1453 sayısı ise Osmanlı Devleti’nin kuruluş yılı olan 1453 senesini temsil etmektedir. Kısacası İslam’ın ve Eski Türk devleti olan Osmanlı’nın sonsuza dek yaşatılacağını vurgulamış olan Mehmet Akif Ersoy, marşın yazılması için neden sürekli ısrar edilmiş olduğu sorularının da açıklığa kavuşmuş olmasını sağlamıştır.

İstiklal Marşı Neye Göre Yazılmıştır?

O dönemde Batı Cephesi Komutanı olarak görev alan İsmet İnönü tarafından verilen öneri doğrultusunda yazdırılma kararlı alınan istiklal marşı neye göre yazılmıştır konuları ile de günümüzde sıkça ele alınmaktadır. Mehmet Akif Ersoy tarafınca yazılan ve iki kez bestelenen İstiklal Marşı, yazıldığı sırada ülkenin içinde olduğu durum, vatan ve ülke için verilen kahramanlı mücadeleleri ve zaferlere ulaşabilmek adına dini inanış esas alınarak yazılmaya başlanmıştır. Yaklaşık olarak 725 şairin katılmış olduğu bir yarışma ile yazılan İstiklal Marşı, para ödülünün konulması durumunda bile istenen hissiyatlar da kaleme alınamamıştır. Tavsiye ve sürekli ısrarlara daha fazla dayanamayan, bunun ile birlikte yarışma için koyulan para ödülünün de kaldırılması sonucunda dâhil olan Mehmet Akif Ersoy tarafınca yazılan marş, en anlamlı marşlar listesinde yerini almayı başarmıştır.

İstiklal Marşı Ne Zaman Bestelendi?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti topraklarında doğmuş ve ölene dek bu topraklar üzerinde yaşamış olan kişilerin bile yanlış bilgiye sahip olabileceğinin görülmüş olduğu istiklal marşı ne zaman bestelendi sorusu için, ortaya çıkan karşılaştırmalar genel olarak İstiklal Marşı’nın yazarı olan Mehmet Akif Ersoy ile marşın bestesini yapan kişinin karıştırılması sonucunda görülmektedir. Hollanda, İspanya, Rusya ve İsveç gibi pek çok farklı Avrupa ile Asya ülkelerinde de var olan milli marşlar, ülkelerin diğer dünyadaki ülkelere varlığını ispatlaması ve aynı zamanda özgürlüğünü sembolize etmesi amacı ile yazılmıştır. Aynı zamanda ülkelerde milli bir sembol olarak bilinen resmi bayraklar ile de aynı ortak görevi bulunan milli marşlar, sembol olarak kullanılmış olsa da, daha azimli olmayı ve ilgili ülkelerde sürekli olarak varlığın sürebilmesi için gerekli olan mücadelenin hareketlendirilmesi amacı ile de yazılmaktadır. Bahsedilen milli marşlar arasında en anlamı sözlerden oluşan İstiklal Marşı, sözlerinin yanı sıra yapılan bestesi ile de hafızalardan silinmeden günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Ülkemizde 1930 yılından beri bestesi kabul edilen İstiklal Marşı’nın bestecisi Osman Zeki Üngör’dür. Ancak ilk İstiklal Marşı bestesi ise 1921 yılında yapılmıştır.

İlk İstiklal Marşının Bestesi Kime Aittir?

Atalarımızın hangi zorluklardan ülkemizi kurtardığını, Türk ırkının üstünlüğünü, ülkemizde İslam ve kuranın varlığını ilelebet sürdüreceğini ve ezanların susmayacağı gibi göğsümüzü kabartan sözlerin yer almış olduğu İstiklal Marşı, yediden yetmişe herkes tarafından ezbere bilinmektedir. Ancak törenlerde ve özel organizasyonlarda genel olarak ilk 10 kıtasının okunmuş olduğu ilk istiklal marşının bestesi kime aittir soruları da insanlar tarafınca merak edilen konuların başında gelmektedir. Geçmişten günümüze farklı besteler yapılarak, sözlerin okunmasının sağlanmış olduğu ilk İstiklal Marşı bestesi, Ali Rıfat Çağatay’a aittir. Mehmet Akif Ersoy’un sözlerini yazmış olduğu İstiklal Marşı için sözlerin yanı sıra daha anlamlı okunması ve okunurken de, insanların ruhuna ciddi anlamda hitap edebilmesi amacı ile gerekli olan beste, 1921 yılı içerisinde gerçekleştirilmiştir. Bestelenmiş olan İstiklal Marşı, yaklaşık 6 yıl kadar kullanılmış ve özel zamanlarda bu beste ile birlikte vatandaşlar tarafınca okunmuştur. Ancak ilk bestesi 1921 yılında yapılan İstiklal Marşı, bu tarihten itibaren 1 yıl kadar sonra yeniden bestelenmiş ve daha fazla beğenilerek, günümüz Türkiye’sine kadar ulaşmayı başarmıştır. İkinci bestenin kullanımına başlanması ise daha uzun yıllar sonucunda gerçekleşmiştir.

İstiklal Marşı Toplamda Kaç Kez Bestelendi?

Okullarda her Pazartesi ve Cuma günleri olmak üzere, milli bayramlarda da sıkça okunmakta olan istiklal marşı bunun dışında futbol, basketbol ve voleybol gibi çeşitli spor dallarında da okunmaktadır. Ülkemizde yer alan spor müsabakalarında okunmasının yanı sıra, uluslararası ülke maçları içerisinde de okunan İstiklal Marşı’mız, gerek sözleri ve gerekse de yapılmış olan besteleri ile hep bir ağızdan gururla söylenmeye devam etmektedir. Ancak çoğu kişi tarafınca kaç kere bestelendiği tam olarak bilinmeyen İstiklal Marşı’nın aynı zamanda bestecilerinin bilinmemesi de görülen bir gerçektir. Toplamda 2 kere bestelenmiş olan İstiklal Marşı, ilk yapılan bestenin tam olarak beğenilmemesi sonucunda, 1 yıl aradan sonra Osman Zeki Üngör’ün yaptığı bestenin kullanılmasına geçilmiştir. 1930 senesinden şu ana kadar kabul edilerek okunan beste, resmi makamlar tarafınca dile getirilen değiştirilsin önerileri ile karşı karşıya kalmıştır. Ancak bu gibi tekliflerin verilmiş olmasına rağmen, tam olarak resmi bir teklif gelmemesi sebebi ile uzun yıllar sonrasında da kalıcı olması beklenen Osman Zeki Üngör’ün bestesi, milyonlarca kişinin yüreğine kazınmayı başarmıştır.

İstiklal Marşı Kaç Dizeden Oluşur?

Okullarda, spor müsabakalarında, resmi törenlerde ya da toplu açılışlarda gibi pek çok farklı alanlarda okunan istiklal marşı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her bireyin vatanı, milleti, şehit ve gazilerine olan saygıyı belirtmek için hep bir ağızdan okunmaktadır. Dünyada varlığını sürdüren her ülkeye ait olan milli marşlar, ülkelerin milli sembolleri olarak bilinmektedir. Türk milleti bağımsızlık ve milli mücadelesini ele alan ve nesiller boyunca hep bir ağızdan seslendirilerek, devlete ve Türk milletine olan bağlılığın resmiyete dökülmesi için yazılan istiklal marşı kaç dizeden oluşur ve kim tarafından yazıldı gibi sorularda sıkça sorulmaktadır. Genel olarak ilkokul öğrencilerine, sınavlarda yaygın olarak sorulan soru için cevap 41 olarak verilmektedir. Toplamda 10 kıta bulunan İstiklal Marşı’nda, her kıta da 4 dize bulunmaktadır. Ancak son kıtanın 5 dizeden oluşması sonucunda, İstiklal Marşı’nda toplam 41 dizenin olması görülmektedir.

Bayrak Ve Milli Marşımız Neyi Temsil Eder?

Her ülkenin kuruluşu gibi ülkemizin de kuruluşunda büyük emek ve çabalar bulunmaktadır. Dünya tarihinde en etkili insan ırklarından birisi olan Türkler, tarih boyunca çeşitli isimler ile devlet ve ülke kurmuştur. Kurulmuş olan Türk devletleri ile sayısız savaşlara girmiş ve genel olarak büyük zaferler ile ayrılmış olan atalarımız, yakın tarihte Osmanlı ve ardından günümüzde varlığını sürdüren Türkiye Cumhuriyeti devletini bizlere miras bırakmıştır. Ülkelerin varlığını ve bağımsızlığını resmi olarak temsil eden bayraklar kadar, milli marşlarda önemli konumda bulunmaktadır. Öğrenciler tarafınca sorulan bayrağımız ve milli marşımız neyi temsil eder sorusu oldukça önemli bir konudur. Kırmızı ve beyaz renklerden oluşan Türk bayrağımızın al rengi, Kurtuluş Savaşı’nda ve diğer savaşlarda hayatını kaybeden şehitlerimizin kanını temsil etmektedir. Beyaz renklerde olan hilal ve yıldız sembolleri de savaşta hayatını kaybeden şehitlerimizin kanları ile gece gökte yansıyan yıldız ve hilalin bir araya gelişini sembolize etmektedir. Diğer yandan milli marşımız ise ülkemizin, ülkemizde yaşayan vatandaşlarımızın özgürlüğünü temsil etmektedir. Milli marşımız resmi törenlerde, okullarda ve açılışlarda milletlerin duygularını kabartmak için yazılmış olmakla beraber, askeriye alanlarında da askerlerin daha fazla mücadele vermesi için sıkça okunmaktadır.

İstiklal Marşı Hangi Savaştan Sonra Yazıldı?

Neredeyse tüm dünyaya hükmetmiş ve dünya üzerindeki toprakların büyük bir bölümünü kendi yönetimi altına almayı başarmış olan Osmanlı Devleti, 600’den fazla hüküm sürmeyi başarmıştır. Ancak yanlış ve eksik yönetimler sonrasında giderek gerilemeye başlayan ve ellerindeki toprakların büyük bölümünü kaybeden Osmanlı, Türklerin son kalesi olarak da bilinmekteydi. Dünyanın çeşitli ülkelerinde Osmanlı’nın devamı olarak bilinen ülkemiz, Osmanlı’nın yıkılması sırası ve sonrası sayısız savaşlarda boy göstermiş ve ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk önderliği ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurarak, Osmanlı topraklarının tamamının yok olmasının da önüne geçmiştir. İlk olarak 1923 yılında kurulmuş olan ülkemiz için istiklal marşı hangi savaştan sonra yazıldı sorusu da bilinmesi gereken diğer önemli bir konudur. Türk ordusunun kuruluşundan önce çok sayıda savaşa girdiği bilinmekte ve buna göre milli marşımızın da kuruluşundan önce yazıldığı söylenebilmektedir. İlk kez I. İnönü Muharebesi’nden sonra yazılmış olan İstiklal Marşı, muharebenin kısa sürmesi ve Yunan askerlerinin kaçmasının hemen ardından yazılmıştır. Tam olarak 6 Ocak 192 yılında başlamış olan muharebe, 3 gün gibi oldukça kısa bir sürede sonlanmıştır. 3 günün sonunda yani 9 Ocak 1921 yılında ise milli marşımız halka açık olarak yazdırılmış ve kabul edilmiştir. Dönemin ünlü şairlerinin katıldığı yarışmaya ise toplamda 500’e yakın kişi katılmıştır.

İstiklal Marşı Kaç Kıtadan Oluşur?

Büyük zafer ve destanların yazılmış olduğu milli mücadele yıllarının sonlarında, aynı zamanda tarihin en destansı savaşlarından biri olarak nitelendirilen Kurtuluş Savaşı sırasında yazılmış olan İstiklal Marşı, sözlerinin tek bir harfi bile değiştirilmeden, günümüze kadar milyonlarca yürek tarafınca hissedilerek okunmaktadır. Sözlerinin oldukça uzun olması sebebi ile çoğunlukta küçük yaştaki çocuklar tarafında toplam kıtasının ezbere bilinmediği marş için istiklal marşı kaç kıtadan oluşur sorusu yaygın şekilde merak konusu olmaktadır. Devlet dairelerinde, toplu açılışlarda, okullarda askeri alanlarda ya da milli bayramlarda sıkça okunan İstiklal Marşı, daha çok ilk 2 kıtasının okunması ile hafızalarda yer edinmektedir. Ancak İstiklal Marşı’nın toplam 10 kıtası bulunmaktadır. Kurtuluş Savası yıllarında zaferlerin görülebilmesi ve ülkenin, aynı zamanda da vatandaşların özgürlüğünü kazabilmesi için gerekli olan milli ruhun ortaya çıkması amacı ile özenle yazılmış olan İstiklal Marşı’nın, daha etkili ve içten okunabilmesi içinde bestesi yapılmıştır.

Neden İstiklal Marşının İlk İki Kıtası Okunur?

Resmi kurum ve yerlerde, genel olarak açılış ve kapanış seansları olarak haftada iki kez okunmakta olan istiklal marşı, ülkemizin sonsuza dek bağımsız olarak kalacağı, yıkılmaz bütünlüğü, ezanların susturulamayacağı ve gençlerin atalarını örnek alarak, ülkeyi canları pahasına korumaya girişecekleri gibi çeşitli bilgileri içermektedir. Toplamda 10 kıtası bulunan İstiklal Marşı’nın aynı zamanda her kıtasında 4 mısra bulunmaktadır. Ancak onuncu yani son kıtasında 5 mısra bulunan marşımızın toplamda ise 41 mısra olduğu bilinmektedir. İstiklal Marşı hakkında merak edilen konulardan birisi de neden 10 kıtası değil de, istiklal marşı’nın ilk iki kıtası okunduğu sorusudur. Statlarda, ya da eğitim kurumlarında sıkça okunan ve milli ruhun simgesi olan İstiklal Marşı, oldukça uzun sözlerden oluşması ve toplam kıtasının okunduğu zamanlarda, daha fazla zaman alması sebebi ile ilk iki kıtasının okunduğu söylenebilmektedir. Ayrıca ilk iki kıtanın okunmasının diğer bir sebebi de, İstiklal Marşı’nın ikinci ve son bestecisi olan Osman Zeki Üngör tarafınca sözler ile bestenin daha uyumlu okunabilmesi için ilk iki kıtanın okunmasının daha doğru ve yeterli olacağı bildirilmiştir. Kısacası genel olarak uluslararası platformlarda ya da ülkemizdeki törenlerde ilk iki kıtanın okunması, daha kolay okunabilmesi ve beste ile uyumlu olması içindir.

Osman Zeki Öngör İstiklal Marşı Bestecisi Kimdir?

Son 7 ile 8 ay içerisinde İstiklal Marşı bestemiz hakkında resmi makamlar tarafınca yapılan değişiklik önerileri nedeni ile toplamda 2 kez bestesi yapılan ulusal marşımız için, bestelerin sahipleri de gündeme gelmiş ve hayatları hakkında bilgiler öğrenilmek istemiştir. Özellikle son yani ikinci bestenin sahibi olan ve günümüze kadar hep bir ağızdan söylenen marşımız, sözleri kadar bestesi ile de gönülleri fethetmektedir. 1880 İstanbul Üsküdar doğumlu olan osman zeki üngör istiklal marşı ikinci bestecisi olmanın yanı sıra, Müzik öğretmeni olarak da hizmetler vermiştir. Dünyanın farklı bölgelerinde konserler veren Osman Zeki Üngör, orkestra şefi olarak da görevler yapmıştır. Ülkemizde ve dünya çapında ün yapması ise tahmin edilebileceği üzere Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılan İstiklal Marşı sözlerinin ikinci bestesini yaptığı zaman olmuştur. Çeşitli yararlı faaliyetlere de imzasını atmış olan ünlü besteci, sanata yeteneği olan genç kesimin, müzik eğitimlerini almalarını da sağlayan kanunların çıkarılmasında büyük rol oynamış ve daha sonra kendi isteği doğrultusunda 1934 senesinde emekli olmuştur. Babasının da besteci olduğu bilinen Osman Zeki Üngör, emekli olduktan sonra İstanbul’a yerleşmiş ve oğlunu da müzik öğretmeni olarak yetiştirmiştir.