İstiklal Marşı’nın Sözleri Kime Aittir?

Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi marşı olarak bilinen İstiklal Marşı içermiş olduğu anlamdan dolayı oldukça başarılı bir şiirdir. Aynı zamanda da İstiklal Marşı; Kurtuluş Savaşı öncesinde de gösterilen direnişin ve akıtılan kanın en iyi işlendiği nazımların başında yer almaktadır. Bu yüzden zaman zaman duygu yüklü olan İstiklal Marşı sözleri içerisinde yer alan bazı dizelerinde de Türk milletinin kahramanlığını başarılı bir biçimde nakletmiştir. İstiklal Marşı anlam bakımından kusursuz olması ile oldukça beğenilerek oy birliği ile içerisinde bulunduğumuz ülkenin marşı olmaya devam etmektedir. İçerdiği duyguları ilk günkü gibi naklettirebilmekte olan bu şiirin sadece ilk iki kıtası bestelenerek devlet sembollerinden bir haline de gelmiştir.

İstiklal Marşı içerisinde bulunan duygular içerisinde maneviyat, kahramanlık, acı ve bir milletin yeniden aydınlanması işlenmektedir. Mehmet Akif Ersoy’un Türk devleti ve Türk milletine armağanı olan İstiklal marşı sözleri son derecede de acıklı olayların yaşandığı süreçte yazılmıştır. 1921 Anayasası’ndan itibaren bu devletin milli marşı olduğu da kanunen belirlenmiştir. İlk meclis tarafından kabul edilerek marş yarışmasına katılmamasına rağmen mecliste okunarak birinciliği ilan edilen İstiklal Marşı’nın Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılmasındaki genel amaç olarak o dönemde ülkenin kurtarılması adına mücadele eden askerlerin daha da cesaretlendirilmesini sağlamak olarak görülmektedir. Aynı zamanda da askerlerin maneviyatlarının yüksek tutulması da şiirin içerisinde var olan dizeleri kapsamaktadır.

İstiklal Marşı aruz ölçüsü ile yazılan bir başyapıttır. Mehmet Akif Ersoy tarafından ortaya konulan bu eser dönemin askeri müzisyenlerinden Osman Zeki Üngör tarafından da bestelenmiştir. Daha önceden birçok kez bestelenen bu marşın ilk güftesi ermeni vatandaşı olan Edgar Manas tarafından ortaya konulmuştur. İstiklal marşı sözleri daha sonra dönemin önemli Türk parçalarının bestekarı olarak bilinen Ali Rıfat Çağatay tarafından ortaya konuldu. 1920’li yıllarda Ali Rıfat Bey’in bestesi ile İstiklal Marşı okunmaya başladı. Zaman 1930ları gösterdiği dönemde ise Riyaset-i Cumhur Orkestrası Şefi Osman Zeki Bey’in bestesi daha da hâkim olmaya başlamıştı. Ali Rıfat Bey’in bestesi ise sadece 7 yıl hüküm sürebildi.

İlk Milli Marşımız: İstiklal Marşı

Türkiye Cumhuriyeti milli marşı olan İstiklal Marşı aynı zamanda da Türk milleti için ilk marş olma özelliğini de taşımaktadır. Osmanlı İmparatorluğu ya da daha önceki devletlerde herhangi bir marş ortak olarak belirlenmemişti. Genel olarak hükümdarlara odaklı bir marş okunmuş ancak bu marş da halkın geneli tarafından bilinmezmiş. İkinci Mahmud’dan itibaren böyle bir gelenek ortaya konulsa da son padişah Mehmet Vahdettin döneminde de İkinci Mahmud’un marşı kullanılmıştır. İstiklal Marşı sözleri bu konuda da devrim niteliğinde olarak bambaşka bir devlet yapısını sağlayabilecek aynı zamanda da pasivize edilmiş Türk milletinin yeniden ayağa kalkacağının sembolü olarak da görülerek bambaşka bir şiir olarak sadece marş biçiminde kullanılmayan duygun yüklü bir nazım ürünü olarak bilinmektedir.

İstiklal Marşı içerisinde yer alan duygular tüm insani ögeleri içermesi ile de bilinmektedir. Meclis tarafından marş olduktan sonra ödül olarak Mehmet Akif Ersoy’a 500 lira verilmiş ancak İstiklal Marşı sözleri sahibi olan şairimiz bu ödülü kabul etmemiştir. Onun yerine Hilal-i Ahmer (Kızılay) ve Darü’lMesâi Vakfı(İş Evi)’ne bağış yapmıştır. Böylelikle de milletin malı olarak ithaf ettiği bu paranın yeniden milletin kullanımı üzerine harcanması gerektiğini sağlamıştır. Milletin malı kavramını sadece aldığı ödülü olarak görmeyen Mehmet Akif Ersoy; aynı zamanda da yazmış olduğu istiklal Marşı’nı da tüm Türk halkına mal ederek bunu kanıtlamıştır.