İstiklal Marşının Hikayesi

İstiklal marşının hikayesi 1921 yılında yurdumuz için, kahramanlık gösteren ordumuza şanlı olan bayrağımıza milli marş çıkarılması zorunlu bir hal almıştır. Bunun için Millî Eğitim Bakanlığında ilgisinde Milli Marş için bir yarışma düzenlenmiştir. Bu yarışma da bir para ödülünün verileceği her yerde açıklanmıştır.  Yarışmaya katılan insanlardan ve her yerden duygu dolu mısralar ve şiirler gelmiştir. Ama Mehmet Akif bu yarışmaya katılmama şansını kullanmıştır.  Katılmamasının nedenini ise milli marşın para ile yazılmayacağını dile getirmiştir. Ayrıca herkese de bildirmiştir.  Bunu duyan dostlar ve arkadaşlar sayesinde yarışmaya katılmak istemiştir. Yarışmaya da katılmak istemesinin nedeni ise bağış olarak kazanılacak olan bu paranın bağışlanacağıydı. Böylece yarışmaya katılmayı kabul etmiştir.  Mehmet Akif istiklal marşını da yazmayı da kabul ederken manevi duygu içine girip geceleri dizlerinin yataktan yatarken meydana geldiği açıklanmıştır. Daha sonra mısralarını kalem ile yerlere yazdığı söylenilmiştir.

Hikâyenin devamında

Yarışma da 725 adet şiir katılmış ve bunların içerisinde tabi ki Mehmet Akif Ersoy’un duygu olan ve yüklü, kişiye heyecanlan titreten İstiklal Marşı yarışmasında kazanılmıştır. O yılda Milli Eğitim Bakanı olan Hamdullah Suphi Tanrıöver Büyük Millet Meclisi’nde okumuştur. İstiklal marşının hikayesi büyük bir coşkuyla ve heyecanla yaratılan İstiklal Marşımız mecliste tam 2 kez okunmuştur. Her defasında da ayakta dinlenmiştir. 12 Mart 1921 tarihinde İstiklal Marşı, Milli Marşımız olarak bizlere emanet edilmiştir. Mehmet Akif Ersoy İstiklal Marşını Türk Milletinin büyük bir eseri saymıştır. Bu eserden tek bir kuruş dahi kendisi için elde etmeyi kesinlikle bir dille istememiştir.

 

Mehmet Akif Ersoy ile ilgili

Mehmet Akif Ersoy, 20 Aralık 1873 yılında İstanbul’da doğmuştur. Baytar, şair, yazar, hafız, din alimi ve siyasetçi gibi görevlerde yer almıştır.  Osmanlı Devleti’nde zamanında Balkan Savaşında yer almıştır.  Her yılında da askerlikle ilgili yazı yazmayı ve siyaset ile ilgili yorumlar yapmak arasında geçmiştir. Devlet memurluğunun yıllarında da daha sonra Birinci Dünya Savaşı’nın nedeni ile Millî Mücadele yıllarında da çıkan savaşlara da katılmıştır. Millî Mücadelenin olduğu dönemlerde milli bir ruhun oluşmasında da Milli Marş yazılmasına da karar veren meclisin ödül yarışması ile başlatılmıştır. Yarışmaya birçok şiir yer aldığı içinde hemen hiçbiri istenmemiştir. I. TBMM’de olan Akif’in şiiri yazacağı kanaati arkadaşları tarafından yeri sağlanmaktaydı. Ödüllü bir yarışmada da şiir yazmak istemeyen Akif’i, ödülü almayıp bağışlanması konusunda da Hamdullah beyin ricasıyla arkadaşı Hasan Basri Akif’i bu işi yapmada yardımcı olmuştur. İstiklal marşının hikayesi Babası da Fatih Medresesi müderrislerinden Mehmet Tahir Efendi idi, o dönemler Osmanlı Devleti’ne bağlı olarak Arnavutluk’un İpek kasabasında bulunan Şuşise Köyü’nden İstanbul’a gelmişti, annesine ve Emine Cemile Hanım’a Buharalı Mehmet Efendi’nin kızı türünde Samsun’da doğmuştur. 1878 yıllarında, 4 yaşında iken Fatih’de Emir Buharinin Mahalle Mektebi’ne başlandığı belirtilmiştir. Burada da iki yıl eğitimini tamamladıktan sonra Fatih İptidaisine yerleşmiştir. Aynı yılda da babasının ve ona Arapça derslerine de yer vermeye başlamıştır.  Rüştiye’yi yani ortaokulu bitirip daha sonra o dönemde en iyi olan okullarından biri olan Mektep-i Mülkiye âli bölümünde bir süre okumuştur. Ancak babasının kaybedilmesi ile Halkalı’daki Baytar Mekteb-i Âli parasız yatılı olan okula girdi ve bu okulu da birincilikle bitirmiştir. 1893 yılında da Ziraat Nezâreti Umur-u Baytâriye Şubesi”nde göreve başlamıştır. Veterinerlik İşleri Müdür Yardımcısı olarak devam ettiği ve görevinden 1913 yılında da işi bırakmıştır.