İstiklal Marşı Ve Gençliğe Hitabe

İstiklal marşı ve gençliğe hitabe Millî mücadele yılında bağımsızlığa yazılan istiklal marşımızın Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tek Milli marşıdır. Millî mücadeleden sonra düzenlenip bir yarışmayla kaleme alınmıştır ve ayrıca bestelenmiştir. Mehmet Akif Ersoy ile yazılan bu eserde 12 Mart 1921 tarihinde TBMM ile kabul edilmiştir.  1 Nisan 1921 yıllarında da Ali Rıfat Beyden alınarak bestelenip ilk olarak Kadıköy Apollonia Tiyatrosu’nda seslendirilmiştir.  Fakat gündeme oturan çok uzun süren tartışmalar sonucunda beste yalnızca 1924 yıllarında ve 1930 yıllarında gelen sürede bu tarzda kullanılmıştır.  1930’da Osman Zeki Üngör’ün batı klasiğinde bestesi ile değişiklik yapılarak şimdiye kadar taşınmıştır.  Tarih boyunca milletin milli marşı olarak kabul edilmiştir. Millet vekilleri tarafından o döneme ait kurtuluş savaşını netleştiren bir eser olmuştur.

 

İstiklal marşının devamı

Milli ruhla mücadele eden İstiklal marşının konusunda milletin bağımsızlığı için söz verilmiştir. Bir milletin bağımsız olduğunu ifade etmiştir. Milletin maddi ve manevi olan değerlerinde her şeyi içerdiği değere sahiptir. Bu marşta Kurtuluş savaşının yıllarını milletin içinde bulunduğu yaşama azminin, vatan sevgisinin ve bağımsızlığın aşkına bağlı olarak gerçekleştirilmektedir. İstiklal marşında ilk düşünce hürriyet tutkusunun olmasıdır. Vatan, millet ve bayrak sevgisini de içinde konu edinmiştir. İstiklal marşı ve gençliğe hitabe Tür olarak epik ve Lirik şiir olup İstiklal marşında da aruz ölçüsüyle kullanılmış olmakta ve marş 9 dörtlük ve 1 beşlikten meydana gelmektedir. Türk milletinin hürriyeti uğruna neler yapabileceğinin ve bir milletin vatanına olan sevgisinin nasıl olduğu ve heyecan, coşkuyu ancak bu kadar güzel bir dile ifade ettiği anlatılmıştır.  Örnek olarak da istiklal marşımızın birkaç kıtası aşağıda verilmiştir:

Kahraman Ordumuza

Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül; ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal…
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım,
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım.
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım,
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.  Mehmet Akif Ersoy tarafından bestelenmiştir.

Gençliğe hitabesinin anlamının ne olduğu

Ey Türk Gençliğinin ilk görevinin bağımsızlık ve Türk Cumhuriyetinin sonsuz kadar koruyacağı ve kollayacağı anlatılmıştır.  Varlık ve gelecek ile temel oluşturmaktadır.  Temelinin en kıymetli hazinesi olduğu açıklanmıştır.  Gelecekte de bizleri bu hazine ile besleyecek iç ve dış dünyada yaşamamızı sağlayacaktır.  Her gün bağımsız ve cumhuriyeti savunarak yaşamak zorundayız.  Göreve atılıp elimizden geleni ve bu durumunda koşullarına düşmeden yapılacağı anlatılmıştır.  Bu tür olanaklar ve koşullarda hiç uygun olmayacak durumlarda kendini ifade edebilmektir.  Bağımsız olan ve cumhuriyeti yıkmak istemeyen düşmanlardan olduğu görülmüştür. Aşağıda da örnek olarak bir kısmı verilmiştir:

 ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ

Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin. Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir ….

Mustafa Kemal Atatürk