İstiklal Marşı Tarihçesi

İstiklal marşı tarihçesi İstiklâl Marşı’nın Tarihidir. Ülkenin bir milli marşı olup ve köklü bir tarihi vardır.  Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılan çok önemli bir yeri olan ve Türk halkının şanlı bir marşıdır. Her kelimesinde ayrı ayrı anlamalar taşıyan, her satırda şahanelik olan, okunulduğu zaman herkes tarafından saygı duyulan ve başından sonuna kadar söylenmekte olup İstiklâl Marşı’mızın Tarihçesini ortaya koymuştur. 1921 yılında bir diğer ismi de Maarif Vekaleti olan Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı, kurtuluş savaşında ve sonrasında yarışma düzenlenmiştir. 725 tane şiir katılmış ve yarışmada bazı isimler ünlenmiştir. Bunlar Kazım Karabekir, Hüseyin Suat Yalçın, İsak Ferrara, Muhittin Baha Pars ve Kemalettin Kamudur.

Bu yarışmayı kazanan para ödülüne tabi tutulacaktır. Bunun için Mehmet Akif Ersoy yarışmaya katılmama kararını vermiştir. 23 Aralık 1920’de şiir başvuru tarihi olup bundan sonra Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı tüm besteleri inceleyip İstiklal marşı olacak hiçbir beste bulamamıştır.

 

İstiklal marşının nasıl doğuşu

 

Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey, 5 Şubat 1921 yıl ile Mehmet Âkif Ersoy’a bir mektup göndermiştir. Mektup ona ulaştıktan sonra düşüncelerinde değişme olan Mehmet Âkif Ersoy kendi yazdığı şiiri bakanlığa göndermiştir. Mehmet Akif’in şiiri Kurtuluş Savaşı’nın kazanacağına inandığı ve ordunun askerlere olan güvenin artacağı ve onlarında cesur olduklarından ve iyi bir yüreğe sahip olduklarını açıklamıştır. İstiklal marşı tarihçesi Hamdul­lah Suphi Bey, bu şiirin Batı Cephesi Komutanlığına göndermiştir. Komutanlar ve askerler şiiri okuduktan sonra çok beğenmişlerdir. İstiklâl Marşı, 17 Şubat 1921 tarihinde Hakimiyet-i Milliye ve Sebilürreşad gazetelerinde de yayınlanmıştır. On iki gün sonrada Konya’da Öğüt gazetesinde basılmıştır. En sona da 6 tane şiir kalmıştır.  Daha sonra bu şiirlerin 12 Mart 1921’de Mustafa Kemal’in başkanlığında da meclis oturumunda tartışılmıştır. İlk olarak da Mehmet Âkif Ersoy’un şiiri Hamdullah Suphi Bey okumuştur.

Milletvekilleri dinledikten sonra hayran kalmışlardır. Tartışmadan dahi kabul edilmiş ve geriye kalan şiirler okunmamıştır.  12 Mart 1921 yılında da İstiklâl Marşı olarak günümüze ulaşmıştır.

Kabul edildikten sonrası

Şiiri en çok eleştirenler arasında Kazım Karabekir olmuştur. Bakanlar Kurulu Başkanı’na itirazını yapsa dahi hiçbir şekilde mektupları gönderse de karar değiştirilemedi. Mehmet Âkif Ersoy bu yarışmadan da 500 lira ödül kazanmıştır. Daha sonra da bu ödülü Darül mesai yardımına ve vakfına bağışlamıştır.  Mehmet Âkif’in şiiri bestelemesi iki sene ertelenmiştir.  Ertelenmesinin sebebi de o dönem ülkede savaş olmasıdır. 12 Şubat 1923 yılında da İstanbul Maarif Müdürlüğü’ne besteleri ve yarışmaları için açma görevine üstlenildi. 25 tane besteci olmasına rağmen savaş koşularından dolayı hiçbiri kazanamamış ve seçilmemiştir. Daha sonra her yerde okunduktan sonra istiklal marşımız bölge çalışmaları yapılmıştır. İstiklal marşı tarihçesi Edirne’de Ahmet Yekata Bey’in, İzmir’de İsmail Zühtü Bey’in, Ankara’da Osman Zeki Bey’in, İstanbul’da Ali Rıfat Bey ve Zati Bey’in yazdıklarına yer verilmiştir. Ali Rıfat Çağatay’ın bestesinde 1924 yılında Ankara’da bir kurul toplanmıştır ve seçici kurul tarafından bu beste kabul edilmiştir.  Beste tekrar gündeme geldiğinde 1930 yılında daha değişik yapılmasına karar verilmiştir.  Osman Zeki Üngör’ün 1922’de hazırladığı beste kabul edilmiştir.  Osman Zeki Üngör’ün bestesi halende bizler tarafından kullanılmaktadır. Dokuz dörtlük ve bir beşlikten oluşan marşın armonilimesin Edgar Manas, bando yapılmasında İhsan Servet Künçer bestesi ile bestelenmiştir sonraları Protokol olsun diye sadece ilk iki dörtlük beste eşliğinde bizlere şimdi İstiklâl Marşımız ile seslenilmektedir.